BEBEĞİNİZİN İLK AYI - 1
BEBEĞİNİZ HENÜZ İLK GÜNLERİNDE, 1. AY (0-30 +1,-1 gün) (1. bölüm)

Duygusal Gelişimi için

Sonunda bebeğinize kavuştunuz. Artık yeni bir yaşam şekliniz olacak; tatlı, minik, size gereksinim duyan bir bebek ile birlikte. Alışmak için zamana gereksiniminiz var. Önce sakin olun, sonra bebeğinize sahip olmanın keyfini yaşamaya başlayın.

Bebeğinizi alabildiğiniz kadar çok kucağınıza alın. Bebeğinizin kendini güvende hissedebilmesi ve sizinle duygusal bağ kurabilmesi için, sizin ise onu anlayabilmeniz, sevgi ve ilginizi gösterebilmeniz için buna gereksiniminiz var. Ancak, özellikle ilk aylarda (baş kontrolünü kazanıncaya kadar) bebeğinizi kucağınıza alırken, gezdirirken, yatağına bırakırken, bir başkasına verirken, bir başkasından alırken başını desteklemeyi kesinlikle unutmayın.

Bebeğinizi sık sık okşayın. Başını, yanaklarını, ellerini, vücudunu, ayaklarını. Sizin fiziksel temasınızı hissedecektir. Sevgi dolu dokunuşlarınız, bebeğinizin güven duygusunu geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Bebeğinizi kucağınıza alın, vücudunuza yakın tutun, yüzüne bakarak evin içinde yürüyün. Bir ara durun, gülümseyin, burunlarınızı birbirine sürtün, yanaklarınızı birbirine sürtün. Sonra yeniden yürüyün. Bunu zaman zaman ve diğer yüz parçalarını da içerecek şekilde tekrarlayın.

Bebeğinizi kucağınıza alın, başını omuzunuza yaslayın, ona sarılın ve dans edin. Bir yandan müziği duymak, bir yandan uygun ritmde hareket etmek, diğer yandan sizin kokunuzu, sıcaklığınızı hissediyor olmak bebeğinizi rahatlatacaktır.

Her istediğinde bebeğinizi emzirin. Emzirirken elinin sizin cildinize temas etmesini sağlayın. Bunun için emzirme süresince eldivenlerini çıkarın. Eğer o sizin cildinize değemiyorsa siz onun elini tutun ve okşayın.

Bebeğinizi sık sık, nazikçe öpün. Vücudunun her yerini; başını, parmağını, ayağını, karnını. Ne kadar çok fiziksel temas kurarsanız kendine güveni o kadar artar.(Özellikle ilk 1-2 ay, annesi-babası bile olsanız, bebeğinizi yüzünden öpmemeye çalışın. )

Bebeğinize sağlamaya çalıştığınız tüm uyaranların yanı sıra onun yeni bir dünyaya uyum sağlamaya çalıştığını göz ardı etmeyin. Bu, aynı zamanda bağışıklık sistemi henüz yeterince gelişmedi demektir. Bu nedenle sağlığına çok güvendiğiniz, çok yakın dost ve akrabaların dışında kimsenin bebeğinizi kucaklamasına izin vermeyin.

Eve gelen misafirlerin bebeğinizin kurmaya çalıştığınız düzenini bozacağını düşünmeyin. (Henüz bebeğinize günlük uyku-beslenme vb. planı yapmak için çok erken. Bunun için yaklaşık olarak 4-5 aylık olmasını bekleyin.) Tam aksine, her yeni kişinin, sesini hareketin bebeğiniz için görsel ve işitsel yeni bir uyaran olduğunu düşünün. Her yeni uyaranın beyin gelişimini desteklediğini unutmayın.

Giysilerini değiştirirken ve altını temizlerken bebeğiniz büyük olasılıkla ağlayacaktır. Telaşlanmayın ve her seferinde yumuşak bir ses tonu ile onunla konuşun. Hareketlerinizin yumuşak ve sakin olmasına özen gösterin. Merak etmeyin birkaç hafta sonra bu ağlamalar bitecek.

Doğumdan 2 hafta kadar sonra, bebeğinizin nedensiz olarak ortaya çıkan ani ağlama krizleri ile karşılaşabilirsiniz. Normal kabul edilen bu süreçte endişeye kapılmayın. Kucağınıza alın, hafifçe sallanın, yumuşak ve hafif bir ses tonu ile konuşun, evin içinde yürüyün. Yorulduğunuzu ya da gerildiğinizi hissederseniz evdeki bir başka yetişkinden yardım istemekten ya da kısa bir süre için bebeğinizi yatağına yatırıp dinlenmekten çekinmeyin. Unutmayın ki siz gerilirseniz o daha çok gerilir, siz sakin olursanız o da sakinleşir.
Bebeğinizi ilk günden itibaren kendisine ait bir yatakta yatırın. İlk birkaç ay sizin rahatınız ve bebeği sık sık kontrol ederek güvenliğini sağlamanız açısından aynı odada yatmanızda fayda olduğunu göz önünde bulundurun.

ÖZEL ÖNERİ : Bebeğinizin yatağının baş ucunun yaklaşık 30 derece dik konumda olması, beslendikten sonra yattığında reflü gelişmesi olasılığını azaltacaktır. Bunun için çocuk doktorunuzla görüşerek bilgi alınız.

İletişim Gelişimi İçin

Doğumdan sonra da, bebeğinizin anne karnında alışık olduğu sallanma hareketlerini devam ettirin. Hafif hafif, ritmik şekilde kollarınızda ya da bebek arabasında sallayın. Bebek arabasında gezdirirken hissedeceği minik titreşimler de sallanmanın etkisini yaratabilir. Bu hafif sallanma hareketi, dünyaya henüz uyum sağlamaya çalışan bebek için, anne karnında annenin yürümesi ile oluşan doğal sallanma hareketinin yerine geçerek onu sakinleştirecek, her şeyin yolunda olduğu mesajını verecektir.
Bebeğiniz doğduğu andan itibaren (hatta doğmadan önce annenin hareketlerine, dış seslere, kokulara tepki vererek) sizinle iletişim kurmaya başlar. Bebeklerin iletişim dili ağlamadır. Bu nedenle her ağladığında, mümkün olan en kısa zamanda kucağınıza alın, yumuşak bir sesle konuşun, hafifçe sallayın, okşayın. Ağlamalarını asla karşılıksız bırakmayın.

Açlık hissi, doğumdan sonra ilk algılanan duyumsamalardan birisidir. Bebek açlık hissettiğinde bağırmaya başlar. Bebeğiniz bağırdığında hemen karnını doyurmaya başlayarak, kalp atışlarınızı duymasını ve sıcaklığınızı hissetmesini sağlayarak iletişim kurmuş olursunuz ; “Merak etme, ben yanındayım”. Bir süre sonra bebek her bağırdığında sizin onu kucağınıza alarak, severek, karnını doyurarak cevapladığınızı fark eder. Bu aşamadan sonra bağırma-cevap bağlantısını anlayan bebeğiniz, karnı acıkmasa da kucağa alınmak, orada olduğunuzu bilmek, yalnız olmadığını hissetmek, herhangi bir tepki almak, altını değiştirirken ellerinizin soğukluğundan şikayet etmek, hızlı davranışlarınızdan hoşlanmadığını anlatmak için de bağıracaktır. Bu iletişimi, onun tüm gereksinimlerini gidererek devam ettirmeniz sağlıklı büyümesi, özgüveninin gelişmesi, iletişim becerilerinin artması, mutlu bir bebek olması açılarından son derece önemlidir.

Motor Gelişimi İçin

Bebeğinizin yanağına parmağınızı hafifçe değdirin. Başını hemen parmağınızı değdirdiğiniz yöne çevirip çevirmediğini, ağzıyla yakalamaya çalışıp çalışmadığına gözlemleyin. Başını çevirirse okşayın, mümkünse hemen emzirin. Başını çevirmezse parmağınızı biraz daha uzun süre değdirin ve başını değdirdiğiniz yöne çevirmesi için hafifçe destek olun.

Bebeğinizi kucağınıza alın, yanağına meme ucunuzu değdirin. Başını çevirirse hemen emzirin. Çevirmezse çevirmesine ve meme ucunuzu bulmasına yardım edin. Böyle bir durumda zaman zaman bebeğinizin dudaklarını parmaklarınızla anne memesinin ucuna yerleştiriyormuş gibi yukarıya doğru okşayarak uyarın.

Bir koltuğa dik olarak oturun, dizlerinizi birleştirin. Bebeğinizi dizlerinizin üzerine yatırın. Yüzüne bakın, elini tutun, refleks olarak parmağınızı tuttuğunda elini okşayın.

Bebeğiniz yüzüstü yatarken başını sağa sola çevirir. Eğer bunun için çaba harcamazsa siz başını yavaşça tutun ve diğer tarafa çevirmesini sağlayın. Çevirdiği zaman "aferin benim bebeğime" deyin ve yanağını okşayın.

Masaj bebeklerin kendilerini daha iyi hissetmelerini, daha çabuk kilo almasını, bağışıklık sistemlerinin güçlenmesini, rahatlamasını, sakinleşmesini, kan dolaşımının artmasını, sindirim bozukluklarının azalmasını, cildinin korunmasını, solunumunun uyarılmasını, sizinle arasında sıcak bir bağ oluşturmasını sağlayacaktır. Her gün en az bir kez bebek masajı yapmaya çalışın. Bebek masajının bir alt ve üst sınırı yoktur. Bu nedenle mümkün olduğunca erken dönemde, sizin de telaşlı olmadığınız bir zaman diliminde, yavaş yavaş ve az miktarda hareketle, masajı gündelik yaşantınızın içine yerleştirebilirsiniz. Zaman ilerledikçe farklı masaj hareketleri ile süreci geliştirebilirsiniz. Bebek masajı konusunda yazılmış olan kitaplar, bu konuda size yardımcı olacaktır.

Kuru iklimli bir yerde yaşıyorsanız tüm evi, özellikle uyku saatlerinde odasını nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Kalorifer peteklerinin üzerine asacağınız suluklar, buhar makinesi, sobanın üzerinde bir çaydanlık, hatta yıkadığınız çamaşır bile bu konuda size yardımcı olabilir. Daha rahat nefes alması, bebeğinizin gelişimini doğrudan etkileyecektir.

Dr. Neslihan Kuloğlu Türker

KAYNAK: "Bebeğinizin Gelişimi İçin Neler Yapabilirsiniz? (0-1 Yaş)", Dr. Neslihan Kuloğlu Türker, Nobel Yayıncılık, 2014
ayınetkinliği