ÇOCUĞUNUZ EVCİL HAYVANINIZIN ÖLÜMÜNE NE TÜR TEPKİLER VEREBİLİR?

ÇOCUĞUNUZ EVCİL HAYVANININ ÖLÜMÜNE NE TÜR TEPKİLER VEREBİLİR?

Dr.Neslihan Kuloğlu Türker

Uyum Eğitim ve Araştırma Ltd. Şti.

Bu güne kadar yapılan pek çok çalışma, pek çok evcil hayvanın, özellikle de kedi-köpek-kuş, guinea pig gibi dokunarak sevebildiğimiz canlıların, insan ilişkilerinde görülen duygu ve davranışlara benzer tutumlar sergilemeleri, farklı olarak koşulsuz sevgi vermeleri, ihtiyaç duymaları, yargılayıcı olmadan, insanları oldukları gibi kabullenmeleri nedeniyle, ikili ilişkilerde insanların yerini tutabildiklerini göstermiştir.

Pek çok hayvanın yaşam süresi, insanlara göre çok daha kısadır. Bu nedenle hayvanlarla olan yakın ilişkimiz beraberinde doğal bir sonucu da getirir: onların ölümlerine tanık olmayı. Kişiden kişiye, hayvandan hayvana değişmekle birlikte, çok sevdiğimiz ve pek çok anlam yüklediğimiz bir canlıyı kaybetmek son derece üzücü bir deneyimdir. Evcil bir hayvanın ölümü, bir çocuğun yaşantısı üzerinde anlamlı etkilere sahiptir. Çocuğun tepkisinin ne olacağı ve bu kayıpla nasıl başa çıkacağı yaşına, bilişsel ve duygusal gelişim derecelerine, geçmişinden getirdiği deneyimlere, çevresinden aldığı sosyal tepkilere ve ailesinin desteğine doğrudan bağlıdır.

Çocuklar, tüm gelişim dönemlerinde farklı aşamalardan geçerler, ancak aynı gelişim dönemindeki her çocuğun bireysel kişilik özellikleri olduğunu da unutmamak gerekir. Aynı yaştaki her çocuk, az ya da çok birbirinden farklı tepkiler verir. O ana kadar edindikleri yaşam deneyimleri, içe kapanık-dışa açık oluşları, kendilerinden söz etme rahatlıkları, aldıkları sosyal tepkilerin niteliği ve sizin yaklaşımınız kadar önemlidir. Her çocuğun duygularıyla başa çıkma biçimi farklıdır.  Bazı çocuklar size bir türlü bitip tükenmeyecekmiş gibi gelen birçok soru sorabilir, bazıları aynı soruları defalarca tekrarlayabilir, bazıları da tam aksine hiç soru sormayabilirler. Çocukların yanıt bulma gereksinimlerini göz önünde bulundurarak, gerekirse aynı soruları defalarca cevaplamak gereklidir. Ancak hiç soru sormuyorlarsa "merak etmiyor herhalde" ya da "demek ki bilgiye/yanıta gereksinimi yok" diye düşünmek hata olur. Böyle bir durumda, kısa, net, doğru bilgi aktarmak ve özellikle kendi duygularınızdan söz ederek çocuğunuzu konuşmaya teşvik etmek önemlidir. Çocuğunuzun yemek yeme, uyku, tuvalet alışkanlıkları değişebilir, daha sessiz ya da sinirli davranmaya başlayabilir, ödevlerini yapmayabilir, derslerine katılımında belirgin bir düşüş gözlenebilir. Bazı çocukların ölüm olayını oyunlarında canlandırdıklarını ya da ölen hayvanla hayali konuşmalar yaptıklarını görmek de mümkündür. Bazı çocuklar, aşırı ağlamalarla tepki verebilir, bazıları tamamen tepkisiz davranabilirler. Bazıları sizi ve/veya kendisini suçlayabilir, bazıları son derece olgun ve anlayışlı davranabilirler. Her ne tepki verirse versin, öncelikle çocuğunuzla gurur duymalısınız. Çünkü o, bir hayvanla bu denli yoğun duygusal bağ kurabilecek kadar sevgi dolu bir çocuk demektir.

Çocuğunuz evcil hayvanınızın öldüğü bilgisine sahip olduktan sonra, duygularını dışa vurmasını kolaylaştırabilmek için kendi duygularınızı paylaşmaktan kaçınmamanız çok önemlidir. Ancak tek başına yeterli değildir. Çocuğunuzun sözlü ya da sözsüz tepkilerini tamamen önyargısız olarak dinlemeniz, gözlemeniz, bu tepkileri ortaya koyabilmesi için yargılayıcı olmadan fırsat verebilmeniz gerekir. Durumu geçiştirmeniz, üzerinde konuşmamanız ya da hafife almanız, çocuğunuzu yaralamaktan, üzüntüsünü arttırmaktan, belki de size karşı öfke duymasını sağlamaktan başka bir işe yaramaz. Daha çok içe kapanabilir ve sizinle ilişkisini koparabilir. Bu nedenle yas tutması için istediği kadar zaman tanımanız, acısına saygı duymanız, sevecen davranmanız, zaman zaman konuşma fırsatları yaratmanız, sık sık ölen hayvanınızla ilgili güzel, komik, ilginç anılardan söz etmeniz çocuğunuzun bu dönemi daha sağlıklı geçirmesini ve keder duygularıyla daha iyi başa çıkabilmesini sağlayacaktır.

Yas döneminde de, sonraki zamanlarda da, çocuğunuz hayvanını özlediğini söyleyebilir, böyle zamanlarda siz de ona özlediğinizi söylemelisiniz. Ancak çocuğunuzun üzüntüsünü ya da özlemini hafifletmek amacıyla, kaybın hemen arkasından ona yeni bir hayvan almayı önermeyin. Bu öneri, çocuğunuz için ölen hayvanı önemsemediğiniz, bir nesne gibi gördüğünüz anlamına gelebilir, üstelik onun acısına saygı göstermemiş olursunuz. Benzer şekilde çocuğunuzdan yeni bir hayvan talebi gelirse uygun bir ifade ile bunu sizin de istediğinizi, ama yeni hayvanınızın ölen hayvanınızın özlemini gidermeyeceğini, onun sizin için yerinin çok özel olduğunu, bir süre beklemenizin hepiniz için daha doğru olacağını düşündüğünüzü belirtebilirsiniz. Ne kadar süre sonra yeni bir hayvan alınmalı gibi bir soru aklınıza gelebilir. Doğrusu bunun kesin bir zamanı yoktur. Amaç, ölen hayvanınızın boşluğunu doldurmak değil, yeni ve özgün bir etkileşim başlatmak olmalıdır. Belki çocuğunuz tamamen farklı türde bir hayvan tercih edecektir. Her ilişki özgündür. Bunu çocuğunuza da anlatabilirsiniz. Alacağınız yeni bir evcil hayvanın, ölen evcil hayvanınızın yerine geçmeyeceğini vurgulamalısınız. Çocuğunuz başka bir evcil hayvana ilgi duyuncaya kadar ya da istediğini söyleyinceye kadar bekleyebilirsiniz.

ayınetkinliği