KAYNAŞTIRMA PROGRAMLARININ SOSYAL YAŞANTI İÇİNDE GENELLEŞTİRİLMESİ
KAYNAŞTIRMA PROGRAMLARININ SOSYAL YAŞANTI İÇİNDE GENELLEŞTİRİLMESİ

Öğrenme Güçlüğü, ilk kez tanımlandığı 1962 yılından bu yana çeşitli araştırmalarla daha ayrıntılı tanınmaya çalışılmıştır. Bu araştırmalardan ortaya çıkan ortak sonuçlar 9 ana başlık altında toplanmıştır(Hammill, 1990).

Sinir sisitemindeki fonksiyonel bir bozukluk
Psikolojik süreçlerde sorunlar
Sosyal ve davranışsal sorunlar
Bazı dil ve iletişim sorunları
Bazı akademik sorunlar
Okul başarısızlığı
Farklı sorunlarla birlikte görülebilme
Farklı düzeylerde ortaya çıkma
Her yaşta ortaya çıkm

Neden her geçen gün sosyal yaşantıda ki güçlüklerden daha fazla söz ediyoruz?

Herşeyden önce sosyal beceriler günlük yaşamda bireyin ilişkilerini olumlu ya da olumsuz etkilemesi açısından önemlidir.
Davranış problemleri ve sosyal yaşantıdaki problemler, anne-babanın fonksiyonelliklerini, etkinliklerini, çocuğa karşı belirgin tutum ve algılamalarını olumsuz yönde etkileyebilir. Dolaysıyla aile içi etkileşim olumsuz yönde gelişebilir.
Öğrenme güçlüğü olan çocuğun zaten zayıf olan benlik algısı, benlik saygısı ve kendine değer verme düzeyi sosyal davranış problemleri sonucu çevreden aldığı olumsuz tepkiler sonucunda daha zayıflayabilir.
Sosyal gelişimdeki problemler dikkat, bellk, algı gibi durumları olumsuz yönde etkileyebilir ve zaten düşük olan akademik başarı düzeyi daha düşebilir.
Akademik başarısızlıklara ek olarak ortaya çıkan sosyal davranış problemleri öğretmenin ilgisini ve çabasını olumsuz yönde etkileyebilir.
Sosyal davranış problemleri yaşıtlarıyla ilişkisini olumsuz yönde etkileyebilir.
Küçük yaşta ortaya çıkan sosyal davranış problemleri erken dönemde girişimde bulunulmadığı takdirde artarak devam edebilir. Yaş ilerledikçe problemlerin çözümü güçleşebilir.
Çevresindeki kişilerle arasındaki ilişki istendik düzeye getirilemezse, yetişkinlik döneminde birey uyumsuz, öfkeli , yalnız bir kişilik sergileyebilir.
Sonuç olarak sosyal gelişim, çocuk gelişiminin önemli bir bölümüdür ve küçük yaşlarda gözlenebilen problemler gelecekte ortaya çıkabilecek uyum güçlüklerinin bir işareti olablir. Bu nedenle sosyal beceriler öğrenme güçlüğü olan çocuklara uygun yöntemlerle öğretilmelidir.

Sosyal beceriler nelerdir?

“Çocuğun olayları organize etme becerisi, sosyal kabulü veya kişiler arası ilişkiyi amaçlayan davranışlardır.”
“Üretimi arttırıcı, kaynaştırmayı sağlayıcı ve ilişkiyi arttırıcı becerilerdir.”
“Birçok bireysel davranış içeren sosyal davranışlardır;
Başkalarıyla olumlu ilişkiler
Yaşına uygun sosyal beceriler
Uygunsuz davranışlarda bulunmama
Etkin sosyal beceriler”

Bu sosyal becerileri, öğrenme güçlüğü olan çocuklara, yetişkinlere nasıl öğreteceğiz?

Herşeyden önce öğrenme güçlüğü olan çocuğu çevresinde bulunan kişileri yani anne-babayı, sınıf öğretmenini, arkadaşlarını, okul personelini, Rehberlik servisini işin içine katmamız gerekiyor. Öğrenmenin gerçekleşmesi ve öğrenilenlerin sosyal yaşantıya genelleştirilebilmesi için çocuğun çevresinde bulunan herkese ihtiyacımız var.
Sosyal becerilerin öğretilmesinde ailelerin eğitime katılmaları önemlidir. Çünkü;
Çocuğun en temel becerileri öğrendiği ilk yer evi, ilk kişiler anne-babalarıdır..
Çocuğu en iyi tanıyan, en uzun süre ve en fazla ilgilenen kişiler anne-babalarıdır.
Çocuğun sosyal yaşantısında onu yönlendirebilecek, yardım edebilecek, öğrendiklerini genelleştirmesini sağlayabilecek kişiler anne-babalarıdır.

Sosyal becerilerin öğretilmesinde öğretmenlerin eğitime katılmaları önemlidir. Çünkü;
Öğretmenin tutumları tüm öğrenciler için çok önemlidir. Verdiği tepkiler öğrenciler olumlu ya da olumsuz doğrudan etkiler.
Öğretmenin öğrenme güçlüğü olan çocuğa karşı davranışları, konuşma şekli ve ilgisi sınıftaki diğer öğrenciler için bir model oluşturur.
Sınıf ortamı içinde öğrencileri kontrol edebilecek, yönlendirebilecek, yardım edebilecek kişi öğretmendir.

Sosyal becerilerin öğretilmesinde yaşıtların eğitime katılımları önemlidir. Çünkü;
Öğrenme güçlüğü olan çocuklar sosyal yaşantının bir parçası olarak sürekli yaşıtlarıyla biraradadırlar. Bu nedenle yaşıtları eğitimin bir parçası yapmak kaçınılmazdır.
Aktif olarak eğitime katılan öğrencilerin hem kendi algılamaları hem de öğrenme güçlüğü olan çocuğa karşı tutumları değişir.
Öğrenme güçlüğü olan çocuklar sosyal becerileri bireysel olarak öğrenseler bile genelleştirebilmek için yaşıtlarıyla etkileşime girmek zorundadırlar.
Yaşıtlardan alınan yardımlar, öğrenme güçlüğü olan çocuklar üzerinde daha kalıcı bir etkiye sahiptir.
Eğitilen yaşıtlar, yetişkinlik dönemlerinde sahip oldukları bu becerileri kendileri ve çevreleri için kullanabilirler.

Sosyal becerilerin öğretilmesinde Okul Rehberlik Servisinin eğitime katılması önemlidir. Çünkü;
Bu becerileri öğrenmeye gereksinimi olan çocukları ayırdedebilecek, beceri öğretme modellerini hazırlayabilecek, öğretecek, yönlendirecek ve değerlendirecek kişiler okul Rehberlik Servisinde görev yapmakta olan Psikolojik Danışmanlardır.

DR. NESLİHAN KULOĞLU TÜRKER
ayınetkinliği