O-1 YAŞ NEDEN ÖNEMLİDİR?
NESLİHAN KULOĞLU TÜRKER
0-1 YAŞ NEDEN ÖNEMLİDİR?
Beyin yapısı doğumdan önce şekillenmeye ve gelişmeye başlar. Bu nedenle genetik yapı kadar hamilelik sürecindeki sesler, kokular, tatlar, annenin duygusal durumu, geçirilen hastalıklar, ilaçlar gibi çeşitli gibi etmenler de beyin gelişiminde oldukça önemli rol oynar.
Her bebek aynı sayıda beyin hücresi ile doğar. Düşünme, görme, işitme, tat alma, hissetme, duygu gibi beyi...n fonksiyonlarından sorumlu milyarlarca sinir hücresi (nöron) ile doğan bebeğin beyninde, her an yeni sinir hücreleri ve bu hücreler arasında iletişimi sağlayan bağlar (sinaps) oluşmaya devam eder. Ancak dışarıdan uyarı almamış hücreler diğer hücrelerle bağlantıya geçemezler.. Bebeğin çevresinden aldığı uyaranların çeşitliliği ve sıklığı ne kadar fazlaysa hücreler arası bağlantılar o kadar hızlı kurulur, fazla olur ve kalıcı hale gelir.
Bebek doğduğu zaman, sahip olduğu beyin fonksiyonları basit yaşamsal fonksiyonlarla sınırlıdır. Temel donanım oluşmuş olmasına karşın beynin farklı bölgeleri arasındaki bağlantılar henüz oluşmamıştır. İlk 1 yıl süresince sinir hücreleri arasındaki bağ oluşumu şaşırtıcı derecede hızlıdır, trilyonlarla ifade edilmeye başlanır. 2 yaşında bir bebeğin beynindeki bağlantılar bir yetişkin beynindekilerden iki kat daha fazladır. İlk 3 yıl, hücreler arası bağ oluşumunun ve gelişiminin en hızlı devam ettiği dönemdir. Bir bebek 3 yaşına geldiğinde, beyninin fiziksel büyümesinin % 90′ını tamamlanmıştır. Bu nedenle bilim dünyasında, beyin gelişimi açısından en değerli dönem 3 yaşına kadar olan dönem olarak kabul edilir. 3-6 yaş hücreler arası bağların halen kurulduğu ve geliştiği bir dönem olmakla beraber hızı artık daha yavaştır. 6-10 yaş arasında ise bu bağların özellikle üzerinde çalışılan, desteklenen bir bölümü güçlenmeye devam eder, bir bölümü günlük yaşamdaki gereksinimlere ve uyaranlara bağlı olarak korunur, bir bölümü ise kullanılmadığı için zamanla kaybolur. 10 yaşından sonra çocuğun sinaps sayısının yetişkinlerle aynı sayıya indiği belirlenmiştir. Şüphesiz ki öğrenme, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Yine de yaş ilerledikçe öğrenme hızının yavaşladığı tartışılmaz bir gerçektir.
Yeni doğan bebeğin ilk yılı, beyin gelişimi açısından en önemli dönemlerden olmasına karşın daha çok küçük olduğu düşüncesiyle en az desteklenen dönemdir. Oysa çeşitli bilimsel araştırmalar göstermektedir ki; bebekler anne-babalarıyla yoğun ve istendik duygusal bağlanmayı bu dönemde kurarlar. Bu bağ bebeğin tüm yaşamı boyunca insan ilişkilerinin temelini oluşturur. Özgüvenleri oluşmaya, girişimcilikleri artmaya başlar. Empati kurmayı, kişilere uygun iletişimde bulunmayı, sosyal becerileri, kendilerini ifade edebilmeyi öğrenmeye başlarlar. Farklı dillerin özelliklerini bu dönemde çok kolay kavrar ve uygun fırsatlar tanınırsa birden fazla yabancı dili kendi ana dilleri gibi öğrenebilirler. Bütüne ve detaya bakmayı, farklı sesleri dinlemeyi, farklı görme-işitme-tat-koku ve doku uyaranlarını algılamayı, canlı-cansız nesneleri incelemeyi yani temel olarak öğrenmeyi öğrenirler. Gelecekteki akademik başarıları için sağlam bir alt yapı oluştururlar. Bütün bunlar anne-baba ve/veya bebekle ilgilenen kişiler tarafından verilen eğitim sayesinde olur. Amaç beyin hücreleri arasındaki bağların niteliğini ve niceliğini arttırmaktır. Bebek bakımı sadece yedirmek, temizlemek, uyutmak ile sınırlı olmamalıdır. Kaybedecek zaman olmadığının biliciyle, bebeğine yoğun ve doğru biçimde ilgi gösteren, konuşan, oyun oynatan, ödüllendiren, fırsat veren, fırsat yaratan, destekleyen anne-babalar gerçekleşen gelişimi ve değişimi gördükçe daha fazla neler yapabileceklerinin arayışına girmelidirler.

Kaynak: Kuloğlu Türker, N., "Bebeğinizin Gelişimi İçin Neler Yapabilirsiniz? (0-1 Yaş), Nobel Yayınları, 2014
ayınetkinliği